3 Tem 2011

Marcel Proust

...oysa aska iliskin anilar, hafizanin genel yasalarindan
bagimsiz degildirler; hafizanin kurallari da, aliskanligin daha genel
yasalarina tabidirler. Aliskanlik herseyi zayiflattigi icin, bir insani bize en
iyi hatirlatan sey, aslinda unuttugumuz seydir (onemsiz oldugu icin unutulmus
ve bu sayede butun gucunu koruyabilmistir cunku). İste bu yuzden, hafizamizin
en guclu kismi bizim disimizda, cisentili bir ruzgarda, bir odanin rutubet
kokusunda veya yanmaya baslayan bir atesin ilk andaki kokusundadir; kendi
benligimize ait, zekamizin ise yaramaz diye kucumsedigi seyi, gecmisin son ve
en guclu kalintisini, butun goz yaslarimiz dinmis gibi gorunurken hala bizi
aglatabilen seyi buldugumuz her yerdedir. bizim disimizda mi? daha dogrusu
icimizdedir, ama bizim kendi bakisimizdan gizlenmis, iyi kotu devam eden bir
unutusa gomulmustur.
ancak bu unutus sayesindedir ki, arasira eski benligimizi bulur, olaylar
karsisinda o eski benlik gibi tavir alir, artik kendimiz degil, o insan
oldugumuz icin ve simdi bizim ilgisiz kaldigimiz seyi o insan sevdigi icin,
yeniden aci cekeriz. gunluk hafizanin parlak aydinliginda, gecmisin
hayalleri yavas yavas solar, silinir, sonunda geriye bir sey kalmaz; onlari
bir daha bulmamiz mumkun degildir artik. daha dogrusu, bazi kelimeler ozenle unutusa
gomulmus olmasaydi, bu hayalleri bulmamiz mumkun olmazdi; tipki bir nushasi
ulusal kutuphane'ye teslim edilmeyen bir kitabin bulunmasinin imkansiz
olabilecegi gibi.

Hiç yorum yok: