18 Ağu 2010

Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti.
Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor,
bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.

Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki
kendilerine altından gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup,
keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.
Oysa uzun ihsan efendi, dünya'nın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi.
Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı.
Kuran'ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardına gizlenen herkes, dünyayı onun gibi okuyup şahadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı.
Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. yaşanılanlar,
görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti.
Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu dünya'nın şahidi olmaktı."

1 yorum:

meltem dedi ki...

Yaşamak en büyük ibadet.