30 Ağu 2010

Bilge Karasu

'' Kedilere benzeyebilseydik keşke.
Öyle diyesim geliyor sık sık, bu son yıllarda.
Yaşadıkları anın iyicene farkındalar gibi.
Bir şey bekliyorlarsa bir deliğin başında, onları oyalayıp oradan uzaklaştırmak pek güç.
Bildikleri bir yerde bildikleri bir iş görülürken, her gün seyrettikleri, kendilerince
katıldıkları (anlayamadığımız, bakarak da bir işe katılınabilirliğidir) ,
o işe sanki ilk kez bakacaklarmış gibi, uyuklamakta oldukları yerden kalkmaya
üşenmeden gidip seyrederler yapılanları...
Uykularının hangi katındalarsa, o katın uykusunu yaşarlar. ''

3 yorum:

eeyore dedi ki...

yazıdan ziyade yine headerla ilgili yazacağım:D harika bir header daha:D o karanlık kısımdan bir jaws çıkıp çocuğu alacakmış gibi tedirginlikle bakıyorum suya:D

diğerinde de dubanın üzerindeki kıza atlarsa diye düşünüyordum:D

sanırım ben derinlerde yüzemem artık:D

Sezi dedi ki...

derinler iyidir:)işin tuhafı karada herşeyden korkan ben ( evet dunyanın tırsak insanıyımdır) denizde süper guclere sahip oluyorum. sıfır korku. böcek bıle karada kötü denizde normal gelıyor:)

Hacivat dedi ki...

Kitap aracılığıyla beğeni ya da inceliği gösterisi, kitap dışında yaşam bilmemek (kitap dışında bir yaşamı unutmak bilgiliğiyle övünmek... Pek anlamsız göründü bunlar bana Hem kitapça zenginlik, bulunmaz kitapların, ardına düşme, bir çeşir spor; sınırları vardır, tanımak zorundasınızdır; "el elden üstündür" demesini öğrenirsiniz. Bildikleriyle övünmekse bilmediklerimizin - bir şeyler öğrendikçe daha da büyüyen -uçsuz bucaksız ummanı karşısında ne kadar zavallı bir çaba. Kiyap yığdım, hata etmişim; kitap edinmeği marifet sanmıştım "Aradığım şu kitabı bulmazsam ("yaşayamam" der gibi) işimi yapamam" demenin abartı olduğunu sanıyorum. Hiçbir kitap her güçlüğü çözmeyecek.Tamam. s.11