9 Şub 2010

V. Woolf

İnsan zihni zamanın üstünde garip bir biçimde işler. Bir saatlik zaman dilimi , insan ruhu denen o tuhaf şeye yerleşti mi, kendi uzunluğunun yüzlerce katı bir uzunluğa esnetilebilir. Öte yandan aynı bir saatlik süre bir saniyede de bitebilir. Bir insan Orlando gibi otuz yaşına geldiğinde düşünürken zaman inanılmaz uzar, iş yaparken kısalır. Böylece Orlando'nun buyruklarını vermesi, uçsuz bucaksız malikanesinin işlerini görmesi bir an sürüyordu: ama tepenin yamacındaki meşe ağacının altındayken saniyeler öyle yuvarlaşıp olgunlaşıyordu ki, insan hiç düşmeyeceklerini sanıyordu. Böyle düşünmekle ömrünün aylarını, yıllarını tüketti. Kahvaltıdan sonra otuz yaşında biri olarak evden çıkıp, akşam yemeğine ellibeş yaşlarında biri olarak otururdu.

Hiç yorum yok: