29 Oca 2010

Fatih Aksoy,
yeni tv şovunda Mehmet Ali Ağca'ya jüri üyeliği,
yarışmacılık vs vs bir iş teklif etmeyi düşündüğünü açıkladı.

Bakalım buna gelen tepkilere verdiği cevap ne olmuş:

'' Devletin verdiği cezayı çekmiş biri benim gözümde artık özgürdür,
30 sene hapis yatarak hatasının bedelini ödemiştir, her zaman suçluların topluma geri kazandırılmasını konuşur dururuz, ben olaya böyle bakıyorum.
Ayrıca Papa kendisi affetti.
Tabi bu olaya Abdi İpekçi'nin ailesi böyle bakamaz
onlar ömür boyu ceza almasını ister ve bunda da haklıdırlar
ancak bana göre cezasını çekmiş bir kişidir, şöyledir böyledir.''

acaba Sayın Fatih Bey (burada kullandığımız Sayın kelimesi, siyaset meydanında birbirine ana avrat küfürü mütakiben Sayın Bilmemkim Diye hitap eden zavallı-garip-kötü adamlardan alıntılanmıştır, benzer mana taşımaktadır.) Adı geçen şahsın Papa'yı öldürmeye teşebbüsten İtalya'da 19 yıl, Abdi İpekçi'yi öldürmekten Türkiye'de sadece sadece 11 yıl yattığını biliyor mu? 11 yıl neyin kefaretidir?

''Ogün'ler Yasin'ler ölmez!'' diye şarkılar bestelenen, polisin katillerle hatıra fotoğrafı çektirdiği bir ülke olduğumuz gerçeğini bünyem kabul edemiyor. Adını anarak değer katmayacağım bu zat hapisten alkışlarla çıkmış, mesih olduğunu açıklamış, boğazda 5 yıldızlı otel'e dinlenmeye çekilmiştir.

Bu ülkenin kanayan bir yarasıdır bu gazeteci cinayetleri, bu tahammülsüzlükler. Siz kimin ekmeğine yağ sürüyorsunuz farkında mısınız zerre? 16 Yaşlarında örgütler tarafından '' yürü be oğlum ,aslansın, kaplansın, kralsın, bu ülke seninle gurur duyacak'' diye doldurularak pis maşalar haline getirilen, getirilecek gençlere şahane başarı hikayesi sunuyorsunuz bravo size!

Topluma geri kazandırmak ?

O zaman bu adamın pişmanlığını ( varsa tabi ), bu yola nasıl beyin yıkamalar ve ''vatanını seviyorsan öldür'' gazlarıyla düşürüldüğünü, Türkiye'nin bu gazeteci cinayetleriyle nasıl asırlarca geri gittiğini, o ateşlerin hangi evleri yaktığını anlatan bir film yapınız kendisiyle.

Bu kadar basit olabilir mi?
Bu kadar kötülüklerle bezenmiş bir cinayeti işleyen adamı nasıl kahraman yaparsınız?

Boşuna mı öldü Uğur Mumcu'lar?

Fatih Aksoy'a şunu sormak isterdim?
Ruhunuzu Kaça Sattınız? Kim kaç para verdi sizin ruhunuza?

2 yorum:

meltem dedi ki...

en nihayetinde hepimiz etrafımızda olan biten acılardan bir şekilde etkilenmiyoruz, evet. ölüm ancak kestiğinde kolumuzu sesimiz çıkıyor. buralarda sayfalarca yazı yazarız, orada da burada da şurada da. isyanını yutmaya mecbur, suratı sinirden kızarmış şaşkalozlar olarak ortada gezeriz (yanlış anlamayın, menfi manada kullanılmamıştır). ama ateş düştüğü yeri yakıyor. hayatta biçook şeyin böyle oldugunu, zaman zaman, toplumsal tepki yaratan olaylarda değil belki,ama yanımda yönemde kayıplar haksızlıklar oldugunu gördüğümde tepkisiz öylece durabildiğimi görünce iyice anlıyorum. her acıyı çeken biliyor. ateş düştüğü yeri yakıyor. ipekçi ailesinin acısını, ahmet taner kışlalı'nın babasını tanımayan kızının hissiyatını inandığım güçlere sevkediyorum. n'olur sen yardım et diyorum. ateş düştüğü yeri yakıyor, hiçbişey yapılamıyor, ne oldu güzel ülkem sana diye sorup nefes sessizce salınıyor.

pazzoson dedi ki...

Ciddiyet size daha çok yakışıyor...